ORBİTOLOJİK TARIM

Orbitolojik tarımı anlayabilmek için önce orbitoloji bilimi nedir? Sorusunu cevaplayalım.

ORBİTOLOJİ kısaca kelime anlamı doğduğun yerde tekrar var olmadır… Biraz açmak gerekirse; ceretta ceretta kaplumbağaları her kes bilir. Yumurta dan çıkarlar 28-30 yıl sonra yumurtadan çıktıkları yere tekrar yumurta bırakırlar. Bilim insanları 28-30 yıl sonra bir kaplumbağanın bunu nasıl başardıklarını halen keşfedememişlerdir. Yine somon balıklarını bilirsiniz…Belgesellerde som balığı olarak anlatılır…Bunlar da yumurtadan çıkarlar ve 1 yıl sonra aynı noktaya yumurta bırakırlar…Hatta o kadar ki bir som balığı ya da ceretta ceratta nın yumurtadan çıktığı aynı noktaya tekrar yumrtladıkları görülmüştür ve yanılma olayı 1 metreyi bulmamaktadır. Yine bir tavşanı ya da köpeği ya da kuşu ya da hangi hayvan ya da canlı olursa olsun illa ki orbitasyon süreçleri vardır… Yabancı bir yere konulan hayvan önce bölgeyi tanır sonra o bölgeyi işaretler. Bunu sürtünerek, idrar bırakarak, dışkı bırakarak yada her hangi bir şekilde yaparlar…Bunun anlamı oranın sahibi ve orada üremedir…Yani doğduğun yerde var olma. Biz bunu bitkiler üzerin de de inceledik..

BİTKİLER DE ORBİTOLOJİ YA DA ORBİTASYON

Önce ata tarımımızı inceledik…Arazilerin isimlendirilmelerine baktık…Köyler de lakaplar olur…Ve araziler de bu lakaplara göre verildiğini gördük…Örneğin “Karabacakların arpalık”, “kör kuyu nohutluğu”, ya da “ Ahmetağanın buğday bükü” gibi. Neden böyleydi. İnsanlara bu tür bölge isimlendirmeleri yaptıran neydi? Ata tarımımızı incelediğimiz de, bir tarladan hasat edilen üründen tohum ayrılır ve bu tohum kesesinin üzerine de bölge tarla ismi yazılarak o tohum spesifik hale getirilmişti. Çünkü binlerce yıldır tarım yapılmakta ve bir sürü sistem denenmekte ve uygulanmakta ve bu uygulamalardan çıkan sonuç bu şekle gelmektedir. Bir arpalıktan buğday alınmadığı tecrübe edilmiştir.

demo

Bu duruma baktığımız da münavebeli tarımın son derece yanlış olduğunu görmüş olduk.. Bitkiler üzerin de araştırmalar yapmaya başladık. Örneğin cevizin altın da yatılmaz ata sözünden yola çıktık. Çünkü ceviz juglon ismi verilen bir naftakinon salgılamaktadır…Yapraklardan yağmurlarla toprağa inen bu naftakinon cevizin altındaki istenmeyen otları ve ağaçları yok ettiğini çimlendirmediğini şahit olduk. Diğer taraftan da bir takım otlar ya da bitkiler son derece gelişiyorlardı…Üç gül otu ve birkaç çatır otu gayet güzel gelişiyordu. Yine yabani böğürtlenin için de de bir bitki yetişmiyordu… Sadece koruk oluşuyordu…Yada üzüm koruğunun için de yabani böğürtlen yetişiyordu…
Bu durum da bizi ALLELOPATİ BİLİMİNE GÖTÜRDÜ.
Yani ALLELOPATİ VE ORBİTOLOJİ BİRLİKTE OLUŞUYORDU.

demo

ALLELOPATİ NEDİR?

Allelopati bitkiler de komşuluk ilişkilerini inceleyen bir bilimdir. İster aynı tür bitki olsun ister farklı türler olsun, ister tek yıllık ister çok yıllık bitkiler olsun ALLELOPATİ genlerin de mevcuttur.. Örneğin yol ortalarına dikilen süs amaçlı bitkiler vardır. Palmiye turunç ıhlamur gibi. Bunlar aynı tohumdan aynı toprak ve aynı zaman da dikilmedirler…Ama son inkişaf alanın da bazıları büyük bazıları küçük bazıları çok meyve veriyor bazıları az…Bazılarının meyveleri büyük bazılarının küçük olmaktadır.. Gördüğümüz aynen kendi araların da da var olma mücadelesi…Örneğin kartal iki ya da üç yumurta bırakır. İlk çıkan yavru diğerlerinin yemeğini çalar ve diğerlerini zayıf bırakır…Ve zayıf yavruyu yuvadan atar. Ve öldürür. Bitkiler de aynı şekilde. Hareket etmektedirler…Gördük ki hiçbir canlı simbiyonize olmadığı faydalanmadığı hiçbir canlıyı istemiyor ve yok ediyor. Yani ektiğimiz buğday toprağı kendi nesline göre düzenleyip orayı genetik varyasyon olarak işgal ediyor…Ya da ayçiçeği, patates ya da arpa karpuz kavun domates biber… Yani o araziye hep aynı bitki dikilmesini ya da oluşumu bitkilerce zoraki yaptırılıyor.

demo

Tabi bizim atalarımız bunun farkına varıp akıllıca bir yöntem buluyor…
Nedir bu yöntem…Nadasa bırakma.
Bu gün hangi ziraat profesörüne, öğretmenine ya da mühendisine sorarsanız sorun nadası size sadece toprağı dinlendirmek için yapılmaktadır diyeceklerdir. Biz araştırmalarımızda gördük ki toprağın dinlenmeye ihtiyacı asla yoktur…Toprağın dinlenmesi zaruri olsaydı ormanlar da bitki oluşamazdı. Yani toprak dinlenmez….Siz bir karıncanın, arının, bakterinin, virüsün ya da inorganik elementlerden oluşan bir yapının, nasıl bir şekilde neden, ne kadar süre dinlenmesi gerektiğini bize kim söyleyebilir veya iddia edebilir. Nadasın tek bir anlamı vardır…O toprakta farklı bitkilerin bir sene boyunca yetişerek bir önceki bitkilerin allelopatik ve orbitolojik yapılandırılmasının bozulması ve her türlü bitkinin yetişir hale getirilmesidir asıl amaç. Biz aynı tarlaya aynı bitkiyi dikeceksek o bitkinin artıklarının minimum %20 lik kısmını toprağa geri vermek zorunda olduğumuzu gördük…Bu normal şartlarda ama günümüz de % 100 ünü de versek topraklarımız artık tamamen tarım dışı…. Bizim bu bilinçsizliğimizden faydalanılarak münavebeli tarım kasıtlı olarak sokulmuştur sistemimize….Münavebeli tarım ile bitkilerin orbitasyonuna maruz kalarak ürün rekoltemiz düşürülmüştür. Ve böylece kimyasal dediğimiz konvansiyonel tarıma geçmek zorunda kalmışızdır. Gelişmekte olan ya da üçüncü dünya ülkeleri olarak görülen ülkelerin tamamın da bu sistem faaliyete geçirilmiş ve kasıtlı olarak yapılmıştır. Tabii bu süreci hızlandırmak gerekti…Bunun için de yabancı ot ilaçları oluşturuldu…Akabinde zararlı böceklerin güçlenmesi ve insektisit kullanımı artırıldı…Takiben laboratuvarlar da fungus hastalıkları geliştirilip dünya tarımı yok olmaya mahkum edildi.

demo

ORBİTOLOJİK TARIM

İsminden de anlaşıldığı gibi bitkilerin orbitasyonunu hızlı bir şekilde sağlamayı hedefledik. Çünkü günümüz de başka yerde yetişen tohum, fide veya bitkiler başka yerlere dikilmekte ekilmekte.

Örneğin bir domates fidesi, torf için de en ideal ısı da en fazla besin ile beslenerek yetiştirilmekte ve soğuk hava depoların da potasyum klorür gibi kimyasallarla gelişimleri ısısal olarak da durdurulmaktadır. Bu domates fidesi 10 km ötede fakir toprak farklı atmosfer, farklılaşan sıcaklılara sahip alanlara dikildiğin de ilk olarak bitkinin gelişiminin en az 15-20 gün durakladığını gördük. Duraklayan bitki aynı zaman da ürün açısından da yeterli gelişemeyeceği için düşüşler göstermektedir. Orbitolojik tarım esasları ve ORBİTÖRÜ itibarıyla bitkilerin bulundukları bölgeye adaptasyonunu son derece sağlayarak, adeta o bitki o toprakta yetişmiş gibi gelişiminin sağlanmasıdır amacımız.

Yine topraklarımızı yapısal olarak bitki allelopatisi ve orbitolojisi açısından oluşturulmasının önüne geçmek için de ORBİTOLOJİK TARIMIN İLK ŞARTI YABANCI OT İLAÇLARININ ASLA KULLANILMAMASIDIR. Çünkü yabancı ot yoktur…O yabancı ot dediklerimiz asıl o toprağın ve bölgeye ait floradır…Asıl yabancı ot bizim farklı kültürleri orada oluşturmamızdır.

demo

ORBİTOLOJİK TARIMIN ESASLARI

1-Asla yabancı ot ilacı kullanılmaz !…Çok zaruri haller dışın da ve dozlama çok düşük tutularak yapılabilir.
2-Seradan tarladan ya da bahçeden bir gr. dahi olsa bitki artığı, yaprağı, düşen meyvesi, budanan dalları dışarıya atılmamalı yok edilmemelidir. Çünkü atılan ya da uzaklaştırılan her 5 gr bitki artığının karşılığın da en az 22 gr kimyasal gübre kullanımı gerektirir.
3-İstenmeyen bitkiler yani yabancı otlar tohum yapmadan biçilerek oldukları yere bırakılarak çürümeleri sağlanmalıdır.
4-Derin sürüm asla yapılmamalıdır. Toprağın altı ve üstü gerek güneş ışınlarından gerekse kullanılan kimyasal ya da atmosferdeki etkilerden yüzeysel olarak korunmalıdır.
5-İlla ki sürümek gerekiyor ise ağaçların taç iz düşümü ya da bitki dikeceğimiz alanlar en fazla 15-20 cm derinlikte sürülmelidir. Kalan yerler de ilaçla yabancı ot mücadelesi yapılmamalı toprağın su kaybı ve flora kaybı böylece önlenmelidir.
6-Hiçbir organik gübre ya da kimyasal gübre toprağın organik maddesini yükseltemez. Toprağın organik maddesinin yükselebilmesi için o toprakta yetişen bitkilerin artıkları nın toprağa karışımı sağlanmalıdır. Toprağın doğal içeriği sadece bu şekilde yükseltilebilir.
7-Çürüyen ya da toprağa karışan bitki ve canlı artıkları ölüleri asla toprakta hastalık yapmazlar. Çünkü toprakta olması gereken organizmal ve mikrooganizmazl yaşamı destekledikleri için toprağın doğal dengesi bu şekilde sağlanır ve korunur.
8-ORBİTOLOJİK tarım esasları itibariyle en sağlıklı ürünler almak ve toprakların doğal içeriklerini zenginleştirerek 5 yıl sonunda çok olağanüstü durumlar hasıl olmadıktan sonra gübre kullanmadan ürün alımı sağlar.

demo

ORBİTOLOJİK TARIM

200

ÜRÜN

150

HASILAT

58

MUTLU ÇİFTÇİ

5

ARAZİ

İnsanlar Ne Diyor?

İletişim

Bize Ulaşın.

Çamlıca Mah. Anadolu Blv. Timko Sok. No:20/B İç Kapı No:8 Yenimahalle
MERKEZ / ANKARA

İsmet Paşa Mah. Ülker Korkut Sokak. No15/A
ŞUBE / ÇANAKKALE

GSM: 0532 212 42 05
GSM: 0538 633 65 56

info@orbitolojiktarim.com

Bize Yazın

Anında Bize Mesaj Gönderebilirsiniz.